Ekonomi

Türkiye, IMF’nin ‘acı reçetelerini’ rafa kaldırdı! olacak bir şey kalmadı

Türkiye 2000’li yıllara bankacılık kriziyle girdi.

Kasım 2002 seçimleriyle birlikte ekonomide çığır açan ataklar başladı.

20 yıllık süreçte 2001 ve 2008 olmak üzere iki büyük kriz yaşandı.

Yakın coğrafyada yaşanan darbe girişimi, savaşlar ve iç çatışmaların yanı sıra tarihte eşi benzeri olmayan bir salgına da tanık olundu.

Sonunda yüzyılın felaketiyle karşı karşıya kaldık.

Tüm zorluklara rağmen ekonomik büyüklük 900 milyar doları aştı.

Kişi başına düşen milli gelir de 10 bin doları aştı. Son 20 yılda ortalama büyüme oranı yüzde 4’ten yüzde 5,5’e çıktı.

İHRACAT BÜYÜMENİN MOTORU OLDU

20 yılda 6 kattan fazla arttı. 36 milyar 100 milyon dolardan 254 milyar dolar seviyesine çıktı. 2002 yılında 33 bin olan ihracatçı sayısı geçen yıl sonunda 115 bine yaklaştı.

İSTİHDAM ARTIŞI

31 milyon 800 bin ile tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. 2002-2022 döneminde istihdam oranı yüzde 44,4’ten yüzde 47,5’e yükseldi. Bu dönemde işgücüne katılma oranı yüzde 54’e yaklaştı.

VE TURİZM…

Türkiye en çok turist ağırlayan ülkeler sıralamasında 17. sıradan 4. sıraya yükseldi. Salgına rağmen geçen yıl 51 milyon 400 bin turist ve 46 milyar 300 milyon dolar turizm geliri ile rekor kırıldı.

2001 YILINDAN KAYNAKLANAN BANKA ŞUBESİ KALDIRILDI

Sektörün sermaye yeterlilik rasyosu ortalamanın üzerinde yüzde 19,5’e yükseldi.

Takibe dönüşüm oranı da 20 yılda tek haneli rakamlara indi. 2002’de yüzde 17,6 olan oran, 2022 sonunda yüzde 2,1’e geriledi.

KURULU SERMAYE PİYASALARI

Borsalardaki yatırımcı sayısı 5 milyonu geçti. Faiz oranları tüm dünyada artarken, Türkiye önceliği üretime ve yatırıma verdi. Siyasi faiz oranı yüzde 8,5 ile tek haneye indirildi.

BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ PAZARI 20 YILDA 11 KAT ARTTI

30 milyar dolara ulaştı. 100 yıllık hayal gerçek oldu, ilk yerli elektrikli otomobil TOGG banttan çıktı.Savunma sanayinde yerlilik ve millilik oranı yüzde 20’den yüzde 80’e çıkarıldı.

SADECE SANAYİ DEĞİL TARIM DA ÖNCELİKLİ

2002’de 25 milyar 100 milyon dolar olan tarımsal hasıla, 2022’de 58 buçuk milyar dolara yükseldi. IMF’ye borç sıfırlandı. fon, sermaye “acı reçeteler”tarihin tozlu sayfalarında kaldı.

Bütün bunlar yapılırken bütçeden taviz verilmedi. Bütçe açığının milli gelire oranı 2022’de yüzde 1’in altına indi. Kamu borç stokunun milli gelir içindeki payı yüzde 71,5’ten yüzde 32’ye geriledi.

Gelinen noktada Türkiye artık dünya ekonomisinde söz sahibidir. Güçten savunmaya, ulaşımdan altyapıya her proje üretime katkı sağladı.

KAYNAK: TRT HABER

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu